Tarımsal İklim Projesi Tanıtıldı

++
slide background

Meü

slide background

Meü

slide background

Meü

slide background

Meü

slide background

Meü


‘Avrupa Birliği İklim Değişikliğinin Sürdürülebilir Tarımsal Biyolojik Çeşitliliğinin Üzerinde Olan Etkisinin Azaltılması Projesi’ tanıtım toplantısı, üniversitemiz ev sahipliğinde gerçekleşti. AB ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen proje; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı denetiminde, Mersin Ziraat Odası yürütücülüğünde, Toroslar Belediyesi, Selanik Organik Üreticiler Birliği ve Mersin Üniversitesi işbirliğinde gerçekleştirilecek.

8 Kasım Çarşamba günü, Vadi Kafe'de düzenlenen toplantıda; Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Çamsarı, Toroslar Belediye Başkan Vekili Salih Özkan, Selanik Organik Üreticiler Birliği Başkanı Dimitris Simeonidis, Proje Uzmanı Christos Georgiadis, Mersin Ziraat Odası Başkanı Cengiz Gökçel, Mersin Proje Koordinatörü Öğr. Gör. Mesut Salih Uzman, Toroslar Belediyesi Projeler Koordinatörü Ahmet Ata proje ortakları olarak yer aldı. Toplantıya ayrıca Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erol Yaşar, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Gülfem Ergün, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Akdağlı, Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Ünyayar, Mühendislik Fakültesi öğretim üyeleri Doç. Dr. Mehmet Ali Mazmancı ile Yrd. Doç. Hüdaverdi Arslan, davetliler ve basın mensupları katılım sağladı.

Mersin Üniversitesi Projeler ve Araştırmalar Koordinatörlüğü tarafından hazırlanan proje, müdahale alanlarındaki biyoçeşitliliği korumak için çiftçilerin, hayvan yetiştiricilerin ve katılımcıların eğitim sürecini oluşturmayı hedefliyor.   

Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Çamsarı ‘su’ sorununa dikkat çektiği konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Türkiye karmaşık iklim yapısı içinde, özellikle küresel ısınmaya bağlı olarak, görülebilecek bir iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek ülkelerden birisidir. Meydana gelecek iklim değişiklikleri, tarımsal faaliyetlerde hayvan ve bitkilerin doğal yaşam alanlarında değişikliklere yol açacak, özellikle su kaynakları bakımından önemli sorunlar ortaya çıkacaktır. Her ne kadar biz bölgemizde çok fazla su sıkıntısı yokmuş gibi düşünsek de dünyanın gidişi ve iklim değişikliği, özellikle ülkemizin Güneydoğu, Doğu, İç Anadolu gibi bölgelerinde ciddi kuraklık tehlikesi oluşturuyor. Ayrıca Ege, Akdeniz gibi bölgelerde de zaman içinde bu kuraklık tehlikesi ve kullanılabilir temiz suyun ciddi sorun olacağı konusunda sinyaller var.”

“İşte bu durum çerçevesinde 2016 yılında söz konusu sorunlar karşısında önlemler almak ve özellikle ilimizdeki tarımsal alanlarda iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılması amacıyla bir proje hazırlama çabasına girdik” şeklinde konuşmasını sürdüren Prof. Dr. Çamsarı; “Öncelikle böyle hassas bir konudaki bir projenin hazırlanması ve uygulanması aşamalarında olmaktan üniversitem adına büyük mutluluk duyduğumuzu ifade etmek istiyorum. Bizler bu işin öneminin farkındayız, gelecekte bize nelere mal olacağı konusunda da bilincimiz var. Çalışmalarımızın sonuçlarını ilgili bakanlıklarla mutlaka paylaşacağız ve bu paylaşımların ulusal politikalara da yön vermede etkili olacağına inanıyoruz” dedi.

2016 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na sunulan projenin; 2017 yılının Mayıs ayında yaklaşık 400 proje başvurusu içerisinde kabul gören 38 projeden biri olduğunu söyleyen Öğr. Gör. Mesut Salih Uzman da projeyle ilgili olarak şöyle konuştu: “Projemiz yaklaşık 18 ay sürecek ve 50 bin Euro hibe bütçeye sahip. Proje kapsamında; iklim değişiklikleri ve buna sebep olan faktörlerle alakalı Toroslar İlçesi’nde bulunan ilköğretim öğrencilerine bilinçlendirme eğitimleri vererek farkındalık yaratmayı hedefliyoruz. İklim değişikliğinden olumsuz yönde en fazla etkilenenler çiftçilerimiz ve hayvan yetiştiricilerimiz. Öncelikle üretici birliklerinden başlamak üzere çiftçilere de yönelik bilgilendirmeler yapacağız. Selanik Üreticiler Birliği'nden bu konuda çok destek bekliyoruz. AB'deki iyi uygulamaların ve sürdürülebilir çevre dostu tarım uygulamalarının Mersin'de nasıl yapılmasıyla ilgili bir bilgi paylaşımı yapacağız. Bunları da çiftçilerimize, hayvan yetiştiricilerimize aktarmaya ve uygulatmaya çalışacağız. Üçüncü aşamamız ise sürdürebilirlik aşaması. Çünkü projeler bittikten sonra maalesef rafa kaldırılıyor ve devamlılık sağlanmıyor. Biz bu bilgi paylaşımının sürdürülebilir olmasını istiyoruz ve bilgi ağı oluşturmayı planlıyoruz. Son aşamada ise buradaki uygulamalardan elde ettiğimiz sonuçlar ve geri bildirimler doğrultusunda gerek yerel gerekse ulusal anlamda bakanlık nezdinde iklim değişikliğinin etkisinin azaltılmasına yönelik bir politika oluşturulmasını hedefliyoruz." 

Sadece Türkiye’nin değil, tüm dünyanın küresel iklim değişikliğiyle ilgili mücadele etmesi ve uzman önerilerini dikkate alması gerektiğini söyleyen Mersin Ziraat Odası Başkanı Cengiz Gökçel ise konuşmasında; “Proje kapsamında oda olarak bilinçlendirme, farkındalık eğitimleriyle iklim değişikliğine sebep olan özellikle sera gazlarının azaltılması ve alternatif tarım ürünlerinin geliştirilmesi konularında çalışmalar yapacağız. Organik Tarım Üreticileri Birliği ve Toroslar Belediyesi ile proje kapsamında tarımsal ve hayvancılık alanında iyi uygulama örneklerini yerinde görerek bölgemizde yaygınlaşması için çaba sarf edeceğiz. Yunanistan ile zeytin üretiminde tekniklerin geliştirilmesi ve yaygınlaşmasına destek olacağız. Mersin Üniversitesi'nden uzmanların hazırlayacakları teknik raporlar ile tarımsal biyoçeşitlilik, organik tarım ve iklime uygun tarım konularındaki politikalar ve düzenlemeler ile AB çerçevesi hakkında bir rapor hazırlanacak" ifadelerine yer verdi.

Toplantı, proje hakkında merak edilenlerin cevaplanmasıyla sona erdi.


Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü


  • 2017-11-08 15:33:56
  • 603