Üniversitemiz Tıp Fakültesi’nden Çocuk İstismarı ve İhmali Paneli

slide background

Meü

slide background

Meü

slide background

Meü

slide background

Meü

slide background

Meü

slide background

Meü

slide background

Meü

slide background

Meü

slide background

Meü


Üniversitemiz Tıp Fakültesi tarafından, 2019 yılı 14 Mart Tıp Bayramı etkinlikleri kapsamında, ‘’Çocuk İstismarı ve İhmali’’ paneli düzenlendi.

12 Mart Salı günü, Üniversitemiz Tıp Fakültesi Türkan Saylan Konferans Salonu’nda düzenlenen panele; Üniversitemiz Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Hakan Öztürk, Üniversitemiz Tıp Fakültesi Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Mukadder Çalıkoğlu ve Prof. Dr. Şükrü Hakan Kaleağası, akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrenci katıldı.

Üniversitemiz Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halis Dokgöz, Üniversitemiz Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Gülen Güler Aksu ve Av. Burcu Düzen ise panele konuşmacı olarak katılım sağladı.

Çocuklara karşı herkesin sorumluluğu olduğunu ifade eden Üniversitemiz Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halis Dokgöz; ‘’Üniversitemizde çocuk istismarı konusunu ilk defa ele alıyoruz. Çocuklara karşı hepimizin sorumluluğu var ve konu bu yüzden çok önemli. Fiziksel, cinsel, duygusal istismar ve ihmal olarak dört farklı şekilde istismar mevcut. En sık görüleni maalesef fiziksel istismar çünkü bizlere bulgu veriyor. İhmalde ise, çocuğun temel ihtiyaçlarının karşılanmaması ortaya çıkmaktadır. Cinsel istismar da, her yaştaki çocukta görülebilir ancak bunu çocuklar anlayamaz. Bu nedenle, lütfen çocuklarımızı dinleyelim ve hukuksal sürecin başlamasından çekince duymayalım.’’ dedi.

İstismarların çocuklarda kalıcı hasarlar bıraktığını ve göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Üniversitemiz Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Gülen Güler Aksu; ‘’Çocuklar şiddeti ve istismarı unutmazlar. Ama neden şiddete ve istismara uğradıklarını anlayamayabilirler. Maalesef bu durumlar, çocukta kalıcı hasarlar bırakabilir. Şiddeti ve istismarı sadece fiziksel olarak değil, duygusal olarak da görmekteyiz. Bunlar; çocuklara hakaret ve aşağılama, sorumluluklarını yerine getirmeme durumunda bağırma şeklinde görülebilir. Cinsel istismar ise, en çok aile içinde sıkıntı yaratmakta. Bunun nedeni, ortaya çıkmasının daha uzun sürmesi. Bu nedenle, çocuklarımızı korumak için, onları bilgilendirmeli ve vücut bölgelerini tanımalarını sağlamalıyız. Bunu gerçekleştirirken de nötr olmalıyız, aksi takdirde çocuklar bunun utanılacak bir şey olduğunu zannedip susabilirler.’’ ifadelerini kullandı.

Çocuk istismarının hukuki boyutu ve süreçleri hakkında katılımcılara bilgi veren Av. Burcu Düzen ise; ‘’Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi 8-15 yıl, istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması halinde 3-8 yıl, penetrasyon var ise en az 16 yıl ceza alıyor. Bunun için sessiz kalmamalıyız. En yakın karakola gidebilir, Alo 183, 155, 156’yı arayabilir, bulunduğumuz ildeki barolara başvurabiliriz. Gerçekleştireceğimiz ihbarlar sonrasında, Cumhuriyet Savcıları tarafından soruşturma başlatıyor ve önce mağdur çocuğun ifadesi alınıyor. Sonrasında adli tıp, çocuğun tıbbi ve psikolojik bulgularını tespit ediyor, varsa tüm deliller toplanıyor ve yargılamayı gerektirecek nitelikte bir olgu varsa da iddianame hazırlanarak kovuşturma aşamasına geçiliyor.’’ şeklinde konuştu.

Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü


  • 2019-03-12 15:20:18
  • 638