Mersin Sahillerinde Yeni Bir Tür: Zehirli Çizgili Kedi Balığı

Kızıldeniz üzerinden Akdeniz'e gelen ve zehirli dikenleriyle bilinen çizgili kedi balığı, Mersin sahilleri ve kıyılarında hızla yayılım göstermeye başladı. Yurttaşların temkinli yaklaştığı ve turizm işletmecilerini endişelendiren bu tür hakkında konuşan Prof. Dr. Deniz Ayas, balığın tatilcilerden ziyade balıkçılar için risk oluşturduğunu vurguladı.


Doğu Akdeniz'de artan deniz suyu sıcaklıkları bölgedeki deniz canlısı çeşitliliğini değiştirmeye devam ediyor. Son günlerde Mersin sahillerinde sıkça görülmeye başlanan ve zehirli dikenleri bulunan çizgili kedi balığı, hem bölge halkında hem de turizm sektöründe bir tedirginliğe yol açtı. İnsan derisine temas ettiğinde veya dikeni battığında ciddi acılara sebep olabilen bu tür nedeniyle vatandaşlar denize girerken temkinli davranıyor. Turizm işletmeleri de zehirli balık haberlerinin yayılmasının ise Mersin’e gelmeyi düşünen turistleri kaçırabileceğinden endişe ediyor. Konunun bilimsel boyutunu, turizme olası etkilerini ve potansiyel tehlikelerini Mersin Üniversitesi Deniz Bilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Deniz Ayas değerlendirdi.

İklim değişikliği ve tropikleşmenin somut göstergesi

Çizgili kedi balığının Mersin sahillerinde artışının sürpriz olmadığını belirten Prof. Dr. Deniz Ayas, bu durumun Akdeniz'deki tropikleşme sürecinin en somut işaretlerinden biri olduğunu ifade etti. Ayas, tıpkı balon ve aslan balığı gibi bu türün Süveyş Kanalı aracılığıyla bölgeye geldiğini belirterek, deniz yüzey sıcaklıklarında 33 derecelere varan artışların ve sıklaşan ısı dalgalarının bu göç sürecini desteklediğini dile getirdi. Ayas bu fiziksel ve biyolojik değişimi, "Akdeniz'de son yıllarda gözlenen deniz suyu yüzey sıcaklığındaki artışlar, yalnızca fiziksel bir değişim olarak değil, aynı zamanda da denizel ekosistemlerin yapısını da dönüştüren önemli bir biyolojik süreç olarak karşımıza çıkıyor," sözleriyle açıkladı. Bölgeye gelen canlıların kalıcı popülasyonlar oluşturmasının da asıl belirleyici unsur olduğunu aktaran Ayas, çizgili kedi balığının da artık Mersin sahillerinin tamamına yakınında kalıcı bir tür haline geldiğini vurguladı.

Turistler için değil balıkçılar için tehlikeli

Turizm işletmelerinin bölgeden turistlerin de uzaklaşabileceği yönündeki endişelerine de açıklık getiren Ayas, denize giren vatandaşlar için doğrudan büyük bir tehlike bulunmadığının altını çizdi. Bu balıkların taş balıkları gibi kuma gömülmediğini ve sürekli yüzdüklerini hatırlatan Prof. Dr. Deniz Ayas, insanların yüzerken yanlışlıkla üzerlerine basması gibi bir durumun söz konusu olmayacağını belirtti. Ayas, "Siz denize girdiğinizde bu balık gelip batacak diye bir şey yok. Aslında burada daha çok olta balıkçıları ve ağ atanlar risk altında. Bu balık gece saatlerinde daha aktif oluyor ve kalabalık sürüler halinde dolaşan bir balık. Yüzgeçlerindeki ışınlar da zehir taşıyor. Oltaya ve ağa takılan balığın temizlenirken çıplak elle tutulması halinde dikenler batabilir ve bu durumda elde çok ciddi yangılara sebep olabilir. Balıkçılar bu balığı kesinlikle ellerine almamalı,” diyerek uyarılarda bulundu.

Yerel ekosistem üzerindeki baskı büyüyor

Zehirli dikenlerinin yarattığı insanlar üzerindeki fiziksel tehlikenin yanında bu balığın denizel ekosistem üzerindeki yıkıcı etkilerine değinen Prof. Dr. Ayas, yeni türlerin yerli popülasyonlar için ciddi bir tehdit oluşturduğunu da kaydetti. Çizgili kedi balıklarının yerel türlerin besinlerine ortak olduğunu ve onlarla yoğun bir rekabet ilişkisine girdiğini aktaran Ayas, bu durumun bölgedeki doğal dengeyi sarsabileceğine dikkat çekti. Sürecin denizel besin ağını temelden değiştirebilecek potansiyele sahip olduğunu söyleyen Ayas, "Bu canlılar ekosistem işleyişini değiştiren bir duruma yol açabilir. Çizgili kedi balığının varlığını, iklim değişikliğine bağlı tropikleşmenin biyolojik göstergelerinden biri olarak değerlendirebiliriz," diyerek sözlerini tamamladı.

2026-07-01 11:36:13
20